Mutfaklardaki en büyük yardımcımız olan bulaşık makineleri, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası. Ancak makinenin düğmesine bastığınız saat, ay sonunda cebinizden çıkacak elektrik faturasının miktarını doğrudan belirliyor. Özellikle akşam yemeklerinden hemen sonra, saat 20:00 civarında bulaşık makinesini çalıştırma alışkanlığı, Türkiye’deki enerji fiyatlandırma sistemine göre faturanızı gereksiz yere şişiren en büyük etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Günlük rutininizde yapacağınız çok küçük zamanlama değişiklikleriyle, hem cihazınızın performansını koruyabilir hem de ev ekonominize ciddi bir katkı sağlayabilirsiniz.
İş çıkışı eve gelip akşam yemeğini yediğimiz saatler, Türkiye genelinde şebekeden en çok elektriğin çekildiği saatlerdir. Bu yoğunluğu dengelemek amacıyla elektrik şirketleri bu saat aralığını “Puant (Zirve) Dönem” olarak adlandırır ve elektriğin birim fiyatını en yüksek seviyeden ücretlendirir.
Saat 20:00 civarı makineyi çalıştırmak, suyu ısıtmak için yüksek enerji çeken bulaşık makinesinin bu en pahalı tarifeye denk gelmesi demektir. Bu nedenle faturada gizli bir şok yaşanır.
Elektrik tüketiminin daha az yoğun olduğu zaman dilimlerini seçmek, faturayı düşürmenin en kesin yoludur. Uzmanlar tarafından önerilen alternatif çalışma saatleri ve tarife etkileri şu şekildedir:
| Zaman Dilimi | Tarife Adı | Faturaya Etkisi | Tasarruf Derecesi |
| 06:00 – 17:00 | Gündüz (Normal) | Ortalama Tüketim | İyi (Sabah ve öğle saatleri) |
| 17:00 – 22:00 | Puant (Zirve) | En Yüksek Tüketim | Çok Kötü (Kesinlikle kaçınılmalı) |
| 22:00 – 06:00 | Gece (İndirimli) | En Düşük Tüketim | Mükemmel (En yüksek tasarruf) |